SİSTİT NEDİR?

İdrar yolları ve üreme sisteminde en sık görülen hastalıklardan kabul edilen sistit’e karşı uyaran Üroloji Uzmanı Op. Dr. Taylan Yanar, ”İdrar yolları iltihaplanması vaktinde tedavi edilmezse böbrekleri de etkileyecek halde yayılabilir, hatta mesane ve böbreklerde kalıcı hasarlar oluşturabilir” dedi.
Özellikle sonbahar ve kış aylarında görülen idrar yollarının iltihaplanması anlamına gelen “sistit” hastalığı, başta hanımlar olmak üzere birçok insanoğlunun korkulu rüyası haline geldi. Uzmanlar, hanımların yüzde 20’sinin hayatları süresince bir kere sistite yakalandığını kaydetti. İdrar yollarının iltihaplanmasıyla oluşan ve üreme sisteminde en sık görülen hastalıklardan olan sistitin tedavisinde geç kalınması halinde, böbrekleri de etkileyecek şekilde yayılabilen ciddi bir hastalık haline geldiği, idrar kesesi (mesane) ve böbreklerde kalıcı hasarlar bırakabildiği ifade edildi.

Üroloji Uzmanı Op. Dr. Taylan Yanar, sistiti harekete geçiren risk faktörleri içinde çok eşlilik, idrar sondası kullanımı, hamilelik, şeker hastalığı, genital hijyene dikkat edilmemesi, önceden geçirilmiş felç şeklinde mesane boşalmasını engelleyebilecek durumlar, yaşlılık ve idrar yolunda çeşitli nedenlerle oluşan daralma yada tıkanmalar gibi birçok etkenin bulunmuş olduğunu dile getirdi.

Hastalığın oluşumundaki sebepleri sıralayan Op. Dr. Yanar, “Havaların soğuması ile birlikte özellikle genç bayanlarda; idrarda yanma, sık sık idrara gitme, ağrılı idrar yapma, hatta ileri derece olduğu süre idrarda kanama şeklinde görülen hastalıkta büyük bir artış gözleniyor. Hastalığın bulaşması cinsel birleşme esnasında yada genital temizliğin azca olduğu durumlarda oluşabileceği gibi uzun süre idrar tutulması, idrar yollarını daraltıcı hastalıklar, menopozda düşük östrojen seviyesi sebebiyle de oluşabilir.

Teşhis için idrar analizi, idrar kültürü, üriner sistem ultrasonografisi, sistoskopi (özel bir aletle üretra ve mesanenin gözlenmesi) ve damar içi pylogram denilen özel bir röntgen çekimini kapsayan tetkiklerle enfeksiyona zemin hazırlayan faktörler belirlenebilir. Eğer hastanın ateşi, genel vaziyet bozukluğu da var ise rutin tahlilleri de bununla beraber yaparak, ona göre antibiyotik tedavisi uyguluyor ve hastalara yaşam şeklinde değişimler önererek tedavi ediyoruz. Sistit hızlı ve uygun şekilde tedavi edilirse önemli bir hastalık değildir. Ancak tedavi edilmediğinde kronik ve insan bünyesini zayıf düşüren bir hastalığa dönüşebilir” şeklinde konuştu.

Mesane (idrar kesesi) Kanseri

İdrar kesesi içinde gelişen tümörlerdir. Birçok kanserojen maddeye maruz olarak suçlanmakla birlikte en fazlaca sigara ile ilişkilidir. Boya ve lastik endüstrisinde çalışanlarda görülme riski normal popülasyona bakılırsa daha yüksektir.

Bulgular ve Teşhis
En sık görülen emaresi ağrı size olmaksızın aralıklar ile tekrarlayan kanlı ve pıhtılı idrar yapmadır. Bunun yanı sıra devamlı sık idrara çıkma ve yanma olması şeklinde uzun süren ve tedaviye rağmen geçmeyen enfeksiyon emarelerinde de şüphelenmek gerekir. Hem erkeklerde bununla birlikte kadınlarda görülebilir.

İdrar tahlilleri (sitoloji, FISH) genellikle tatminkar düzeyde teşhis koydurucu değildir. Mesane ulrasonografisi, bilgisayaralı tomografi yada manyetik rezonans görüntüleme yöntemleri sonucunda mesane içinde yeterince büyüklüğe ulaşmış bir kitle lezyonu görülebilir. Sadece kuvvetle mesane kanserinden şüphe edilen durumlarda en kesin teşhis yöntemi idrar kanalından ince bir optik aletle girilerek mesane içinin endoskopik olarak görülmesidir (Sistoskopi). Bu esnada görülen şüpheli lezyonlardan örnek alınarak patoloik değerlendirmeye gönderilir ve hatta mümkünse tamamı çıkarılarak tedaviye de başlanmış olunur.

Patolojik değerlendirme sonucunda mesane kanseri olarak sonuç alınırsa, kanserin mesane içindeki derinliği, dışarıya taşıp taşmadığı, uzak organlara metastaz yapıp yapmadığı şeklinde parametreler ışığında hastalık evresi belirlenir.

Tedavi
Mesane içinde yüzeysel şekilde bulunan, mesane kas dokusuna kadar inmemiş kanserler sistoskopi eşliğinde içerden temizlenerek aralıklı takibe alınır. Bu aralıklar ilk yıl için genellikle 3 ayda birdir. Sigara içen hastalara mutlaka terk etmesi tavsiye edilir. Tekrarlama riski yüksek ve mesane içinde yaygın olan tümörler için mesane içine idrar kanalından takılan bir kateter aracılığı ile kemoterapi ilaçları verilebilir.

İlk teşhis anında mesane kasına kadar inmiş olan ya da takipte ilerleyen mesane kanserleri için vücudun başka yerine yayılım yoksa yapılacak en iyi tedavi yöntemi mesanenin tamamen çıkarılmasıdır (köktencilik sistektomi). Bu durumda bağırsakların bir kısmı kullanılarak yeni bir idrar torbası yapılır. Bu torba normal idrar yapma kanalına bağlanabilir yahut uygun olmayan hastalarda direk karın duvarına açılabilir. Mesanesinin alınmasını istemeyen veya ameliyat için uygun olmayan hastalar için mesaneye vücut dışından ışın verilmesi de (radyoterapi) bir tedavi seçeneğidir.

Mesanenin tam olarak çıkarılamadığı durumlarda yada vücudun başka bir yerine yayılım olduğunda kemoterapi vermek gerekir. Kemoterapi bazı hastalara tümörün küçültülmesi ve mesane dışına olası mikroskobik yayılımın önlenmesi amacı ile ameliyat öncesi de verilebilir. Ameliyat sonrası patolojik değerlendirmede mesane dışına tümor taşması şüphesi varsa gene ek tedavi olarak kemoterapi verilmesi gerekebilir.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir