Sertleşme Bozukluğu Ve Degra Tablet

Sürekli olarak yahut yineleyici bir şekilde, peniste kafi bir sertlik sağlayamama yahut cinsel etkinlik bitene dek bunu sürdürememe durumudur.
Herhangi bir cinsel etkinliği başlatmak veya sürdürmek için kafi sertliği sağlamada yeterli olarak tanınabilir. Bu problem her cinsel etkinlik sırasında olabileceği gibi sertleşme problemi sadece belli cinsel etkinliklerde de ortaya çıkabilir. Örneğin mastürbasyon esnasında sertlik sağlanırken, eşli cinsel etkinliklerde sertleşme sağlanamayabilir. Uzun süreli cinsel birliktelik ve sürekli ereksiyon için Degra tablet kullanıma uygundur. Genel olarak cinsel ilişkiden 45 dakika veya bir saat önce bir tablet bol su ile kullanmak yeterlidir. Bitkisel içeriği açısından çok fazla yan etkisi bulunmamaktadır. Genel olarak Degra 100 mg tabletler tercih edilmektedir.

Sertleşme bozukluğu kaç yaşında başlar?
Sertleşme problemi her yaşta görülebilir ama ileri yaşlarda daha sık görülür. Meydana getirilen araştırmalar 40 yaşından sonrasında sertleşme sorununun görülme sıklığının arttığını göstermiştir. İleri yaşlarda genelde bedensel sebepler daha fazla rol oynar. Kalp damar hastalığı, diyabeti (şeker hastalığı) olan kişilerde risk daha fazladır.

Genç yaşta da özellikle psikojenik nedenlerle sertleşme problemi görülebilir. Örnek olarak cinsel deneyimi yetersiz kişilerde ilk gece korkusuna bağlı sertleşme problemi görülebilir.

Sertleşme bozukluğu görülme sıklığı nedir?
Sertleşme bozukluğu erkeklerde görülen cinsel işlev bozuklukları içinde görülme sıklığı açısından ikinci sırada yer almasına karşın başvuru sıklığı açısından birinci sırada yer almaktadır. Cinsel birleşmeyi engellemesi sebebiyle daha acil bir konum olarak değerlendirilmesi tedavi için başvuru sıklığını arttırır.

Tüm erişkin erkek toplumunun %10-20’sinde görülmektedir. Bu oran yaşla birlikte artmaktadır. 40-70 yaşları içinde bu oran %50’lere çıkmaktadır

Sertleşme bozukluğunda ilaç tedavileri var mıdır?
Sertleşme bozukluğunda kullanılan çeşitli ilaç tedavileri vardır. Sertleşme problemi hormon düzeylerindeki bozukluk sebebiyle örnek olarak testosteron eksikliği yada hiperprolaktinemiye bağlı olarak ortaya çıkmışsa hormon tedavileri uygulanabilir. Ancak hormon düzeyleri normal olan erkeklerde hormon tedavisi etkisizdir.

Son 10 yılda sertleşme sorununda ilaç tedavileri mevzusunda önemli gelişmeler oldu. Penis damarlarını genişleten, penise gelen kan akımını artıran fosfodiesteraz inhibitörleri (Sildenafil, Vardenafil, Tadalafil) tedavide kullanılmaktadır.

Sertleşme bozukluğunda ilaç tedavileri başarılı mıdır?
Sertleşme bozukluğunun nedenine göre ilaç tedavi başarısı değişkenlik gösterir. Eğer bir hormon eksikliği yahut fazlalığı sözkonusuysa buna yönelik tedavi etkili olmaktadır.

Fosfodiesteraz inhibitörü olan ilaçlar (Sildenafil, Vardenafil, Tadalafil) organik kaynaklı sertleşme sorununda etkili olmaktadır. Özellikle diabete (şekere) bağlı , prostat ameliyatları sonrası gelişen, hipertansiyonu (yüksek tansiyonu) olan, ilaç kullanımına bağlı sertleşme problemi olan kişilerde etkili olmaktadır. Sildenafil içerikli Degra tablet kullanımı sertleşme sorunu yaşayan erkeklere önerilmektedir.

Sertleşme bozukluğunda kullanılan ilaçların yan tesirleri var mıdır?
Sildenafil, Vardenafil, Tadalafil etkili maddeli fosfodiesteraz inhibitörü ilaçların en sık görülen yan tesirleri, baş ağrısı, yüzde kızarma, dispepsi (hazımsızlık), rinit (nezle), sırt ağrısı, görme bulanıklığıdır. Bu yan etkiler çoğunlukla kişinin ilaç bırakmasına niçin olacak düzeyde değildir.

Sertleşme bozukluğunda kullanılan ilaçları kalp hastaları da kullanabilir mi?
Kalp hastalığı, sertleşme bozukluğu için en önemli risk faktörlerinden biridir. Nitrat grubu ilaç kullanan kalp hastaları, sertleşme bozukluğunda kullanılan ilaçları mutlaka kullanmamalıdır. Ayrıca stabil olmayan anjinası (kalp ağrısı), kontrol edilemeyen hipertansiyonu (yüksek tansiyon) olan, ciddi (kalp) kapak hastalığı olanlar, yüksek risk taşıyan aritmisi olan ve kardiyomyopati (kalp kası hastalığı olan) hastaları ilaç kullanımı açısından yüksek risk grubundadır.

Sertleşme bozukluğunda kullanılan ilaçlarla ilgili yanlış inançlar nelerdir?
Bu ilaçlarla ilgili en büyük yanlış inanış ilaçların alındığında her kişide sertleşme oluşturacağı beklentisidir. İlaçların etki etmesi için cinsel dilek ve uyarı gereklidir. Cinsel cinsel dilek ve uyarı olmadan ilaçlar sertleşme sağlamaz.

İkinci yanlış inanış ise sertleşme sorunu olmayan kişilerde sertleşmeyi artıracağı beklentisidir. Sertleşme sorunu olmayan kişilerde de daha yüksek bir performans beklentisiyle ilaç kullanımı olmaktadır, bu kişilerde her zamanki sertlikten daha çok bir sertlik oluşmamaktadır.

Sertleşme bozukluğunun sebepleri nedir?
Sertleşme bozukluğunun nedenlerini organik (bedensel) ve psikojenik olarak ikiye ayırabiliriz. Kişide hangi sebeplerin etkili bulunduğunu anlamak için iyi bir cinsel öykü alınmalıdır. Çoğunlukla niçin organik olsa bile bireyin sertleşme olup olmayacağı, sertleşmenin sürüp sürmeyeceği kaygısı , probleminin üzerine performans anksiyetesinin (kaygısının) eklenmesine niçin olmakta bu da problemi yalnızca organik nedenli olmaktan çıkarmakta, psikojenik sebeplerin de etyolojide (bu hastalığın oluşmasına) rol oynamasına neden olmaktadır.

Sertleşme bozukluğuna neden olan fizyolojik sebepler nelerdir?
Sertleşme bozukluğunun fizyolojik nedenlerini vasküler (damarsal) hastalıklar, hormonal nedenler, nörojenik nedenler, ilaçlar, alkol ve madde olarak beşe ayırabiliriz.

Vasküler (damarsal) nedenler arasında en sık arterioskleroz (damar tıkanıklığı), hipertansiyon (yüksek gerilim), hiperlipidemi (kandaki yağ oranında artma), hormonal nedenler içinde en sık testesteron düşüklüğü, hipotroidi, hiperprolaktinemi, nörojenik nedenler içinde en sık diabetes mellitus (şeker hastalığı), parkinson şeklinde kronik hastalıklar, prostat ameliyatı gibi cerrahi girişimler, ilaçlar arasında da en sık antidepresanlar, antihipertansifler, kardiyak (kalp) ilaçlar sayılabilir.

Sertleşme bozukluğuna neden olan ruhsal sebepler nedir?
Sertleşme bozukluğunun psikojenik nedenlerini hazırlayan nedenler, tetikleyen ve sürdüren nedenler olarak üçe ayırabiliriz.

Hazırlayan nedenler içinde en sık görülenler cinsel data eksikliği, cinsel deneyimsizlik ve yetiştiriliş biçimidir.

Tetikleyen nedenler arasında; ilişki ile ilgili problemler, iş problemleri, maddi sorunlar, kendisinde yahut eşinde başka bir cinsel mesele yahut bir psikiyatrik veya fizyolojik hastalığın ortaya çıkması, yaşlanmanın organik değişimlerini kabullenememe, eşinin hamile kalması, emzirmesi, menopoza girmesi sayılabilir.

Sürdüren nedenler arasında en yaygını performans kaygısıdır. Sertleşme sorunu yaşayan bir adam cinsel ilişkiye başlamadan önce sertleşmenin olup olamayacağı ile ilgili aşırı bir kaygı ve endişe duymaktadır. Sorunun sürmesine katkısı olan bir öteki durum da cinsel eşin cinselliğe ve soruna karşı yaklaşımıdır.

Sertleşme bozukluğuna sebep olabilecek risk faktörleri nelerdir?
Sertleşme bozukluğunun en sık görülen risk faktörlerini depresyon, alkol bağımlılığı, eş reddi şeklinde psikojenik nedenler ve yaşlanma, diabetes mellitus (şeker hastalığı), hiperlipidemi (kandaki yağ oranında artma), kardiyak (kalp) hastalıklar, hipertansiyon, alkol ve sigara kullanımı, çeşitli ilaçlar şeklinde organik nedenler olarak sayabiliriz.

Sertleşme bozukluğu gelişen biri ne yapmalıdır?
Sertleşme problemi yaşayan birisi bunu yorgunluk, stres, yoğun alkol alımı benzer biçimde nedenlerden sonrasında yalnızca birkaç kere yaşadıysa bunun olabileceğini bilip cinsel ilişki öncesi kaygı yaşayıp performans anksiyetesi (kaygısı) gelişmezse bu konum geçici olabilir. Aşırı heyecan, ilk gece korkusu benzer biçimde psikojenik nedenlerin sebep olduğu bir durumsa ve hasta genç ise genelde psikojenik sertleşme bozukluğudur, fert cinsel terapi konusunda deneyimli bir psikiyatrist veya psikoloğa başvurmalıdır.

Hastanın eğer daiabetes mellitus (şeker hastalığı), kardiyak (kalp) hastalık, hipertansiyon gibi bedensel bir hastalığı varsa ve yaşlıysa organik nedenlerin rol oynayabileceği düşünülerek androloji konusunda deneyimli bir üroloğa başvurabilir. Ama unutulmaması gerekir ki niçin organik bile olsa bir erkek sertleşme problemi yaşadığında performans kaygısı eklendiğinden ne olursa olsun psikiyatrik destek de alması gerekmektedir.

Sertleşme bozukluğu iyi mi tedavi edilir?
Eğer psikojenik nedenlere bağlı sertleşme problemi var ise bu konuda deneyimli psikiyatrist ve psikologlar tarafınca cinsel terapi uygulanabilir. Cinsel terapi ortalama 6-12 seans sürmektedir. Cinsel terapi kognitif davranışçı yöntemlerle yapılır, eğer bireyin cinsel eşi varsa tedaviye partneriyle başvurması önerilir, bu tedavi başarısını daha da artırmaktadır. Öncelikle cinsel konularda bilgi verilir, cinsel bölgelerin anatomisi ve fizyolojisi anlatılır. Daha sonra çeşitli ev ödevleri verilerek cinsel terapi uygulanır.

Eğer organik nedenler düşünülüyorsa, tanı ve ayırıcı tanıya götürecek incelemeler yapıldıktan sonra altta yatan nedene uygun tedavi uygulanır.

Sertleşme bozukluğunda hangi tedavi şekilleri uygulanmaktadır?
Sertleşme bozukluğunun nedenine bağlı olarak uygulanan tedavi değişmektedir. Eğer cinsel data ve edinim eksikliği, ilk gece korkusuna bağlı ortaya çıkan sertleşme sorunu varsa yalnızca cinsel bilgi verilmesi bile sorunu düzeltebilir.

Psikojenik kaynaklı sertleşme sorunu var ise bu mevzuda deneyimli psikiyatrist ve psikolog tarafından ortalama 6-12 seans süren cinsel terapi uygulanır.

Eğer ilişki sorunları öncelikliyse ve buna bağlı sertleşme sorunu ortaya çıkmışsa öncelikle ilişki terapisi daha sonrasında cinsel terapi uygulanır.

Organik nedenlere bağlı sertleşme problemi var ise ilaç tedaviler, penise enjeksiyon tedavileri, vakum uygulaması ve penil protezler tedavide uygulanabilir.

Sertleşme bozukluğunda vakum uygulaması ne vakit yapılır?
Özellikle yaşlı hastalarda öteki invaziv (girişimsel) tedavilerin uygulanma zorluklarının olması, ilaç kullanımının kontrendike (zararlı) olduğu durumlarda vakum tedavisi bir tedavi alternatifi oluşturmaktadır.

Vakum aletlerinin avantajları; tüm sertleşme bozukluğu olgularında etkilidir., düşük komplikasyon (istenmeyen konum) oranı vardır, kullanım sıklığı kısıtlaması yoktur.

Vakum aletlerinin kullanımının dezavantajları; uygulanması iyi bir el becerisi gerektirmektedir, dar açılı sertleşme sağlamaz, penis cildinde renk değişimine neden olur, morarmaya neden olur ve boşalmayı engelleyebilir.

Sertleşme bozukluğunda penil protezler ne vakit kullanılır?
öteki tedavilerin başarısız olduğu durumlarda, hasta tercih ediyorsa ve korpus kavernozumda (penisin içindeki yapı) daha önceki ameliyatlara yada enjeksiyona bağlı fibrozis (doku sertleşmesi) gelişmişse uygulanabilir.

Fakat hastalara protezin yalnızca cinsel birleşmelerini sağlayan mekanik bir araç olduğu anlatılmalıdır. Ek olarak penis uzunluğunun kısalır gibi görünebileceğini, duyumsamalarının değişebileceğini, bazen ameliyattan sonraki birkaç hafta süresince boşalmanın zor ve gecikmeli olabileceği anlatılmalıdır.

Protezin çeşitleri vardır, bunlar semirijit (yarı sert) ve şişirilebilir olarak ayrılır. Şişirilebilir olanlar daha fizyolojik bir sertleşme sağlar ancak mekanik problem gelişme riski daha fazladır. Buna karşın ağrı, enfeksiyon daha seyrek görülür.

Sertleşme bozukluğunda penil enjeksiyon tedavisi nasıl yapılır?
Sertleşme bozukluğunun tedavisinde ilaçların kullanımından sonrasında daha az kullanılmasına rağmen kavernoz cisim içine enjeksiyon tedavileri 1980’li yıllardan beri bilinmekte ve uygulanmaktadır. İlaçların kullanımının daha kolay olması ve etkin olması, ek olarak penisin içine iğne yapılmasının fikri birçok kişiyi rahatsız etmesi sebebiyle daha az kullanılmaktadır. Bu amaçla prostaglandin E1, papaverin, fentolamin kullanılmaktadır. En sık görülen yan etkiler uzamış sertlik, eğer sertlik 6 saatden fazla sürerse iğne ile boşaltılmalıdır, ayrıca peniste ağrı ikinci olarak görülen yan etkidir.

Sertleşme bozukluğunda hormonların yeri ve önemi var mıdır?
Hormonlar az veya çok olarak sertleşme üzerine etkilidir. Tiroid bezinden üretilen tiroksin, pituiter bezden üretilen prolaktin, böbrek üstü adrenal bezden üretilen steroidler ve adrenalin, testisten üretilen testosteronun sertleşme üzerinde etkili olduğu bilinmektedir. Androjenler, adam üreme sistemi ve ikincil cinsel karakterlerin gelişimini sağlar. Görsel uyarıya cevap olarak oluşan sertleşme, hipogonadal erkeklerde androjen yokluğundan etkilenmemektedir. Hipogonadal erkeklerde gece sertleşmeleri azalır. Bu da androjenlerin sertleşme oluşmasında yardımcı rolde bulunduğunu gösterir.

Sertleşme bozukluğunda testesteron düzeylerine tertipli aralıklarla baktırılmalı mı?
Sertleşme sorunuyla başvuran bir erkekte testesteron düzeyini bakılması yapılması ihtiyaç duyulan tanı çalgılarından biridir. Testesteron daha çok cinsel isteği etkisinde bırakır, ama dolaylı olarak sertleşme oluşmasında da ikincil olarak tesiri vardır. Eğer testesteron düzeyi normal çıkmışsa cinsel istekte bir azalma yoksa düzenli olarak bakılmasına gerek yoktur. Ama testesteron düzeyi düşükse belirli aralıklarla bakılması gerekir.

Sertleşme bozukluğu bulunan biri bu problemini cinsel eşiyle paylaşmalı mıdır?
Sertleşme problemi yaşayan birisi bunu kesinlikle cinsel eşiyle paylaşmalıdır. Erkek sertleşme sorunu yaşar ve cinsel ilişkiden kaçınma olursa ve eşine bunu açıklamazsa eş kendisine karşı ilgisiz olduğu düşüncesine kapılabilir, yaşamında başka birisi olup olmadığı şüpheleri yaşamaya başlayabilir.

Ayrıca cinsel terapi de çift olarak başvurduklarında ve çift olarak tedaviye alındıklarında daha başarılı olmaktadır.

Sertleşme bozukluğu tedavisinde yaş sınırı var mıdır?
Cinsel yaşam kişinin isteği, motivasyonu olduğu sürece devam eder. Bundan dolayı tedavide de bir yaş sınırı yoktur.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir